27 Temmuz 2011 Çarşamba

Wayang (Kulkla) Asirlari Dolasiyor

Ayakta kalmayi sürdüren eglendirirken hayatin hikmetlerini ögreten bir sanat.

Rusman metni

Cakarta Medan Merdeka Barat Caddesi’nde bulunan diger adiyla Menko Kesra olan Toplumsal  Refah Koordinatör Bakanligi ofisinde önemli bir kutlama var. 2010 yili Subat ayi basinda olan bu kutlamada Disisleri Bakani Marty Natalegawa, Kültür ve Turizm Bakani Jero Wacik, ev sahibi olarak Menko Kesra Agung Laksono vardi.

“Emegi geçen her kesime tesekkür ederim, böylece biz UNESCO’dan onay aldik,” Agung Laksono konusmasinda böyle dedi. O ifade Endonezya’yi rahatlatti. Endonezya ve Malezya arasinda sik sik kaos olup sanat ve kültür konusunda karsilikli iddialar ortaya atildiginda, sonunda UNESCO Endonezya’nin kültür mirasi olan manevi kültür hazineleri için sertifika yayinladi. Wayangin disinda, batik (geleneksel kumas boyama sanati, ayni zamanda giysinin adi) ve keris (hançere benzeyen geleneksel silah) de ayni onayi aldi.

Daha öncesinde 7 Kasim 2003’te, UNESCO geçerli bir onay vermisti ki kukla hikaye anlatimi alaninda hayranlik uyandiran bir kültür eseri ve Endonezya asilli dünya kültür mirasidir. Sertifika UNESCO tarafindan Disisleri Bakani Marty Natalegawa’ya verildi sonra Agung Laksono’ya, ve Jero Wacik’le devam etti. Agung Laksono kesinlikle bu Endonezya için bir meydan okuma, çünkü bu kültürel mirasin korunmasina devam etmeliyiz dedi. “UNESCO tarafindan sertifika verilmesi dünya toplumlarindan bir onaydir ki wayang (kukla) dünya kültür mirasi olmustur. “ diye devam etti.

Endonezya sanat miraslarindan biri olan wayang gerçekten halkin ayrilmaz bir parçasi haline gelmistir. Sadece kirsal alanlarda degil, kent toplumu da hâlâ sik sik gösterilerini seyretmekten hoslaniyor. Bu sanat, zamani takip etmekte. Bir zamanlar krallik ve halk kahramanlarinin hikayeleriyle bir eglence araciymis. Toplumda gelisimi çok hizli. Her asirda hikayeler degismis. Vatanseverlik ruhu asilayan sömürgecileri boyun egdirme hikayeleri var. Simdi ise insanlari eglendiren toplumsal elestiri yüklü sakalarla bir eglence araci haline geldi.

Endonezya’yi gururlandiran bir sanattir bu ve diger birçok kültürler eserleri arasinda en belirginidir. Bu sanati oynamak kolay degil, oyunculuk yetenegine sahip olma zorunlulugunun yanisira, o ses, müzik, konusma, edebiyat, oymacilik ve sembolik sanatlarini da içerir.

Wayang terimi gölg Endonezya kültür tarihi uzmanlarina göre, wayang Cava toplumununa özel bir yerli kültürdür. Bu kültür Hinduizm’den önce girmistir. Ramayana ve Mahabrata’nin hikayelerinden çok bahsettigi için bu sanat Hindistan asilli bir kültür olarak düsünülmüstü. Ama onun hikayeleri atalarin hikayeleri haline gelmisti. Semar, Gareng, Petruk, ve digerleri gibi karakterler de eklenmisti.

Wayangin kökeni hakkinda bir çok görüs var. Dogu Java kökenli oldugunu söyleyenler oldugu gibi Hindistan asilli diyenler de var. Ancak, ilk görüs Endonezya ve yabanci arastirmacilarin daha çok kabulünü almaktadir. Bu durum o zamanda yazilan bazi yazitlar tarafindan ‘’mawa ¬ yang’’ ve wayang gösterisi anlamina gelen ‘’aringgit’’ sözleriyle ispatlanmistir. Wayangi inceleyan Hollanda asilli bir uzman olan GAJ Hazeu wayang sanati Cava Kültürü’nün sonucudur diye ifade etmistir. Wayang kitaplari, 19. yüzyildan bu yana, wayang gerçekten Cava toplumunun kültür ve sanati oldugunda mutabiktir. Ve bu kültür Dogu Java’da 976-1012 arasinda hüküm süren Kral Airlangga zamanindan beri varolagelmistir. Ve yüksek bir edebi dille yazilmis olan hikayeler Endonezyali sairler tarafindan 10. yüzyilda yazilmistir. Kral Dyah Balitung’un saltanati zamanindaki Eski Cava Dili’ndeki siir metinleri buna örnektir .

Wayang neredeyse tüm Cava Adasi’nda çok hizli gelismistir. Her bölge kendi bölgesinin kimligi olarak kendi versiyonunuyapmistir. En eski wayang wayang kulit (gölge oyunu) tir. Gelismesi ve etkisi Cava toplumunda yogunlasmistir. Gölge oyunu wayangi kontrol eden bir kukla ustasi (dalang) tarafindan oynanir. O ayni zamanda rollerini üstlendigi kukla karakterleri arasindaki diyalogu saglar.

Gölge oyununa bir grup nayaga (müzisyen) Gamelan müzigi ile eslik ederken sarki sözleri pesinden (sarkici) tarafindan seslendirilir. Dalang elektrik veya gaz lambasiyla isiklandirilan beyaz perde arkasinda kuklayi oynatir. Seyirciler perde arkasindan gölgeye bakarak izlerler.

Baslangiçta, gölge oyunu genellikle Mahabharata ve Ramayana el yazmasindan hikaye alirmis. Bundan sonra, sonunda kendi ilahlarinin efsanelerine dayanan karakterlere sahip olmasiyla gelismistir. Gölge oyunu hikayeleri degiserek zamani takip etmektedir. Simdi var olan ilah karakterleri daha çok insan erdemine yönlendiren hikaye akisiyla ve halkina yakin olmayan liderlere toplumsal elestiri hikayesini anlatir.

Gölge oyununa ek olarak, wayang sanatinin baska bir türü wayang golektir. Ahsap bebekten yapilmis bir wayang sanatidir ve Bati Cava’daki Sunda toplumunda çok popülerdir. Bu sanat simdiye kadar hala devam ettirilen bir gelenektir. Diger wayang türlerinden farkli olarak, wayang golek bir gösteri araci olarak agaç pistondan yapilan insan sekline benzetilen bebektir.

Wayang golek sanati Padjajaran Kralligi zamanindan beri mevcuttur. Daha sonra 16. Yüzyildaki Sunan Gunung Jati (Cava’da Islam’i yayan evliyalardan biri)’nin görkemli döneminde Bati Cava’daki Cirebon bölgesinde Islam’i yaymak için gelistirilmistir. O zamanda yerli halk wayang golek papak veya cepak olarak tanirlarmis. Daha sonra wayang golek Purwa olarak bilinen Mahabharata hikayeleri olarak gelismistir.

wayang golekin varligi gölge oyunlari sanatindan ilhamlanmistir. gölge oyunlarindan elbise giydirilip renklendirelerek insana daha çok benzetilen wayang goleke degisiklik fikri Bandung Sehri saray yetkililerinden biri tarafindan baslatilmistir. Sonunda Karawang, Indramayu, Ciamis ve digerleri gibi Sunda topraklarinin her tarafina yayilmistir.

wayang golek üç tiptir. Birincisi, wayang golek cepak. Bu wayang Cirebon’da meshur olup yerel dille efsaneleri anlatir. Ikincisi Sunda Dili’ni kullanarak sadece Mahabharata ve Ramayana hikayelerini anlatan wayang golek purwadir. Üçüncüsü hikayesi wayang golek purwa ile ayni olan modern wayang golektir. Fakat bu wayangda gösteri sirasinda sahnelenme ayari için elektrik kullanilir. wayang golekte ilgi çeken nokta bir hikaye için wayang yapanin istegine göre ayarlanabilen seklidir. Wayang golek yapimcisi renkler ve wayang karakterlerinde daha çok yaraticidir. Özelliklede sarki ezgisiyle bir sinden (sarkici) rolüyle destek verdiginde. Hatta oynatilan hikayenin tamamlayicisi olarak görülen sindenin rolüne öncelik verilir.

Simdilerde wayang golekin rolü halk gösteri sanati olarak baskindir. Bu durum kendini yaklastirma araci olarak - maddi ve manevi ihtiyaçlara- toplum için uygun bir isleve sahiptir. Dini ve toplumsal merasimlerde wayang golek yerlesen ve ihtiyaç duyulan bir sanat olarak halen gösterilmeye devam edilmektedir. Örnegin sünnet, evlilik ve diger merasimlerde.

Diger bir wayang sanati wayang orang (insan kuklasi) dir. Cava Dili’nde buna wayang wong denilir. Gösteride insanin hikaye karakteri olarak kullanilmasiyla oynanan bir sanattir. Bu wayang gölge oyunu ve wayang golekten farkli degildir. Wayang orangda kuklayi oynatan kisiye ihtiyaç yoktur, ama müzik ve sarkiciya eskort olarak ihtiyaç vardir.

Bu sanat, 18. Yüzyildan beri Orta Java’daki Surakarta’da mevcuttur. Baslangiçta sadece saray ortaminda sahnelenen geleneksel Cava sanatiymis. Wayang orang oyunculari gölge oyunu ve wayang golekte oldugu gibi süslenen elbise giyerlermis. Hatta yüzleri sik sik ilave resimlerle süslenirmis. Su ana kadar bu sanat bir eglence araci olarak gösterilmektedir.

kostüm konusunda wayang orang siki bir standardizasyona sahiptir. Çünkü kostüm her hikayede çok önemli olan oyuncu karakterin vücut formu ve davranisi ile baglantili sembolik anlamdir. Wayang gamelandaki en önemli müzik aleti adi gender olan tokmaktir. Oynanan müzik degiserek hikayeyi takip eder. Dalang gamelan çalicisina hangi tür müzik çalmasi gerektigini bildirmek için ahsap bir tokmak ve normalde kukla karakterlerini saklamak için kullanilan büyük ahsap kutu kullanir.

Wayang geliserek Endonezya milleti için otantik bir kültürel ifade oldu. Cava’nin haricinde wayang Nusantara’daki (Endonezya’nin bütün toprak varligini ifade eden bir terim) Bali kalimantan Sumatera ve Lombok gibi bütün bölgelere yayildi. Wayang zamanasimi ile kaybolmak istemiyor gibi.
BU HABERİ DAHA OKUYUN BU TIKLAYINIZ

24 Temmuz 2011 Pazar

Palmiye Yaprağının Sesinin Yansıması

Sasando daha gelişmiş olan elektrikli müzik enstrümanları arasında varlığını devam ettiriyor.

Cakarta’da PRJ Kemayoran Cakarta International Expo’da düzenlenen 2010 Cava Caz Festivali’nin müzik gürültüsü Jacko Hendrick Ayub Bullan’ı Sasando’nun tellerine dokunmasına engel olamamıştı. Parmaklarının ucunda Amazing Grace (Şaşırtıcı Zerafet), Mother How Are You (Annecim Nasılsın) ve Tanah Air Beta (Beta Vatanı) gibi birkaç müzik melodisi dolaşıyordu. 2010 Martı’nın başındaki bu gösterisi Güneydoğu Nusa, Kupang’a bağlı Rote Adası asıllı olan bir müzik aletinin elektrikle çalışan müzik aletlerinin devriminde nasıl varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.

Şu an 38 yaşında olan Jacko Hendrick Ayub Bullan sasando çalgıcılığını devam ettiren nesildir. Son on yıldır Jacko Cakarta’ya yerleşmiş ve bütün vaktini sasandoyu tanıtmak için harcamış. Çoğu insan eşşiz, acayip ve egzotik olan bu muzik aletinin Endonezya yapımı olmadığı görüşünde.

Halbuki Jacko’nun dediğine göre bu müzik aletinin aslı Güneydoğu Nusa İli’ne bağlı Rote Adası’ndaki bir köyden. O söyledi ki ‘’Endonezya kültür zengini. Fakat iyi korunmadığı için başka devletler tarafından alınmış veya sahip çıkılmış’’.

Rote Adası Endonezya’nın en güneyindeki en dış bölgedir. Orası palmiye tarımı, doğa turizmi, kaşu bitkisi ve besicilik ile ünlüdür. Rote Adaları 2002 yılından beri Rote Ndao isminde müstakil bir şehir oldu. Oraya ulaşmak için Kupang’dan yaklaşık bir saat süren hızlı feribota binmek gerekir. Sasando Avustralya’nın kuzeyinde yeralan bu küçük adada asırlar önce ecdad tarafından icat edilmiştir.

Bu alet Güneydoğu Nusa’da bulunan materyallerden yapılır. Sasando’nun gövdesi Bambu’dan yapılır ve her iki ucu kırmızı jati veya cendana ağaçlarından biriyle kapatılır. Bu bambu gövdeye teller ve akort takılır. Üst tarafına bir makara yerleştirilir ve böylece hoparlör ile bağlantısı sağlanır. Bu alet hem akustik olarak hem de gitarda olduğu gibi elektrikle çalınabilir. Gövdenin bir tarafına yarı top şeklinde ‘haik’ denilen palmiye yaprağı yerleştirilir. Alet akustik olarak çalındığında bu ‘haik’ tellerden çıkan sesin yansıtıcısı olur ve böylece ses daha derinden gelir.

Sasando iki çeşittir, gong sasandosu ve biola (keman) sosandosu. Gong Sasandosu geçmişte Güneydoğu Nusa’nın şiirlerine eşlik etmekte kullanılan 10 tele sahiptir. Normal-de ölüsü olan aileleri teselli etmek, evlilik merasimi veya devlet erkanından gelenleri karşılamada kullanılır. Te’o Rendo, Lelendo, Ta’e Beno gibi eski zaman şiirlerine eşlik etmek için kullanılır. Gong Sasandosu’nun sesi Cava’daki gonga benzer. Bu gösteride sasandonun dışında sasandoya eşlik eden bir gong vardır.

Biola (keman) Sasandosu daha çok gelişmiştir. Tellerinin sayısı bile 32, 42 ve 52 olmuş ve geliştirilmeye devam edilmektedir. Diyatonik ve pentatonik seslerin hepside vardır. Sasando üç müzik aletinin sesini çıkarabilir. Bunlar arp, piyano ve gitar. Bu alet melodi bas ve akompanisti birada bulundurma üstünlüğüne sahiptir. Bu alet bir kişi tarafından birbirine ters yönde hareket eden iki elle çalınabilir.

Fakat bu müzik aletini çalabilen çok fazla kişi kalmamış. Jacko’nun dediğine göre Güneydoğu Nusa’da ustaca çalan dokuz kişiyi geçmez. Cakarta’da profesyonel olarak çalabilen sadece iki kişi var. Bunlar Jacko ve şu an Batı Cava İli’ne bağlı Bogor Cibinong’da ikamet eden Jacko’nun kardeşi Bertolens Pah. Her ikisi de Orta Kupang asıllı.

Jacko oldukça meşgul. Geçen Eylül’de Endonezya Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın sponsorluğunda Washington, New York, ve Kanada’ya sasando çalmak için gitti. Amerika’da fazla ilgi görmezken Kanada’da olağanüstü bir beğeni kazandı.

Sasando çalmayı öğrenen fazla genç yok. Jacko’ya göre bir kişinin sasando çalmasını belirleyen unsur doğuştan gelen bir hüner değildir. ‘’Her insana Allah tarafından bir yetenek verilmiş. Sasando çalmak istiyorsanız yüksek bir istek ve cesarete sahip olmalısınız’’ dedi. ‘’ Şimdiki gençler gitar ve modern müzik aletlerini çalmayı daha çok seviyorlar’’ diye devam etti.

Jacko küçüklükten başlayan bir sasando sanatçısıdır. İlkokuldan beri Apeles Bullan-Yakobah Pah eşinin sekiz çocuğunun en büyüğü olan Jacko ustaca sasando çalan dayısına hayran kalmış. Dayısı Erward Pah Güneydoğu Nusa Turizm ve Kültür Müdürlüğü’nde çalışan bir devlet memuruymuş. Devlet memurluğunun yanısıra Erward Pah ve eşi Kupang’a gelen yabancı turistlerin önünde gösteri yapan sanatçılarmış. Jacko dedi ki ‘’ Gelen turistlerden de beni büyüledi.’’ Eğer o tarih 1980 ler ise o tarihten itibaren Jacko ciddi olarak sasando öğrenmek için niyet beslemiş.

Sasando ‘’sari’’ (müzik aleti çalma) ve ‘’sando’’ (titreme) kelimelerinden gelir. Bu müzik aleti 15. yy’da Sanggu Ana tarafından Rote Adası’na yakın bir ada olan Dana Adası’nda icat edilmiştir. O adayı yöneten Kral Taka La’a imiş. Sanggu ve arkadaşı olan Mankoa balık tutarken bu adaya sürüklenmişler. Balık tutmanın dışında Sanggu sanatçı olma yeteneğine sahipmiş. Kralın kızı Sanggu’ya aşık olmuş. O kız Sanggu’dan dolunay zamanında halkını eğlendirecek bir müzik bestelemesini istemiş. O zamanda sasando kök ve ağaç liflerinden yapılan yedi tane tele sahipmiş. Fakat bu aşk ilişkisine Dana Kralı tarafından izin verilmemiş. O kral kızmış ve Sanggu’yu ölüm cezasına çarptırmış. Bu ölüm haberi Nusa Ti’i’ye ulaşmış, çünkü Mankoa o adadan kaçabilmiş. Babasının öldüğü haberini alan Ti’i’deki Sanggu’nun çocuğu intikam almak istemiş. 25 Ti’i şövalyesi ile birlikte o Dana kralı’na saldırmış. Dana Adası çocuklar ve müzik aleti sasando dışında yerlebir edilmiş. Zamanla sasondanun teli dokuza çıkarılmış, sonrasında 18. Yy’da on tane olmuş. Bir asır sonra klasik sasando geliştirilerek Biola (Keman) Sasandosu olmuş. Çünkü ses ayarı verilirken keman sesine benzetilmiş.

Usta bir sasando çalgıcısı olmak gerçekten kolay değil. Jacko itiraf ediyorki geçmek zorunda kalınılan uzun ve dolambaçlı bir yol var. ‘’Yetenek sahibi çok kişi var, fakat çok çabuk meşhur olmak istiyorlar. Halbuki çabucak öğrenilen hiç bir şey yok ki uzun süre varlığını devam ettirebilsin’’ dedi.

O gençliğinde sık sık Endonezya’da çeşitli illerde düzenlenen sanat gösterisi için yapılan gençlik değişim programlarına katılıyormuş. Semarang, Denpasar, Surabaya, Pontianak ve diğer şehirler Jacko’nun sasandosuyla ziyaret ettiği yerler. Sasando çalmayla çok meşgul olması ve çeşitli gösterilere katıldığı için okulu yarıda kalmış. Okulu yarıda kalmasına rağmen çoğu arkadaşı onun bir sanatçı olarak yükselişine gıpta ediyorlarmış. ‘’Onlar benim başka yerlere gitmeme gıpta ediyorlardı. Fakat onlar bana yetişemezler çünkü arkadaşlarım gitar çalmayı sasando çalmaktan daha çok seviyorlardı’’ dedi Jocko.

Bunun dışında o 73 yaşındaki dayısı Jeremias Ougust Pah’ın evinde de çalıyormuş. Onun evi Orta Kupang Şehri bağlı Oebele Köyü’nün 22. Kilometresi Timor Raya Caddesi’nde gösteri merkezi çalıştay ve sasando hediyelik eşyalarının satıldığı bir yer olmuş. Jeremias’in evi 1980’lerin ortasından şimdiye kadar sasandosuyla bir turizm merkezi olmuş.

Fakat 1997 ekonomik krizi ve 1999’da Doğu Timor’da meydana gelen kargaşalık Kupang ekonomisini değiştirmiş. Çok sayıda otel lokanta eğlence merkezi ve seyahat acentesi kapanmış. Turistler gelmek istememiş. Yatlar uğramaz olmuş. Bu durum Kupang ekonomi ve turizmi için kıyametin yaklaşması demek. Sasando gösterisi için talep azalmış.

Aynı zamanda halk sasandodan çok bandda değer veriyormuş. ‘’Sasando bir kez çalındığında sadece 200 binden 300 bin rupiaha kadar ödeme yapılıyormuş. Eğer band ise 500 bin rupiah dan 1 milyona kadar f f dedi Jacko. 2002 yılında Jacko nasibini değiştirmek için Cakarta fya yerleşmeye karar vermiş. Şu an jacko sasando çalma davetlerine gitmenin dışında sasando öğrenmek isteyen birkaç öğrenciye özel ders vermektedir. Sasando öğrenen öğrenciler kendisinden sasando almak zorunda. Çünkü dediğine göre Cakarta fda sasando yapabilen ve satan bir kişi bile yok.

Doğu Cakarta fda Tipar Cakung Bulvarı fnda bulunan evi sasando üretimi için bir atölye olmuş. Jacko ağacını ve palmiye yaprağını Kupang fdan getirtiyor. Bir sasandonun fiyatı 2.5 5 veya 15 milyon rupiah. e fhammaddesine göre fiyatı değişiyor. Eğer cendana ağacından ise fiyatı daha pahalı f f diye söyledi.

73 yaşındaki Jeremias August Pah fın ailesi Rote Adası asıllı olan o müzik aletine sadakatle bağlı sasando sanatçısı ve sanatkarı olan bir ailenin portresidir. Rote Adası fnda ikamet eden Jeremias fin babası sasandoyu 5 telden 15 tele çıkaran bir sasando sanatkarıymış. Jeremias fin elinde sasandonun teli 45 ften 57 tele kadar artmış.

1972 fde Jeremias fin babası öldükten sonra Jeremias sasandoyu geliştirmeye devam etmiş. O sasandoyu daha geniş bir kesime tanıtmak için 1985 fte Kupang fa göçmüş. Birinci eşi ve dört çocuğuyla Orta Kupang Şehri fne bağlı Oebele Köyü fnün 22. Kilometresi Timor Raya Caddesi fnde ikamet etmiş. Bu ev o günden şimdiye kadar sasando turizmi merkezi olmuş. Ziyaretçiler sadece sasando gösterisi değil sasandonun üretim sürecini görebilirler ve sasando hediye eşyalarından satın alabilirler.

Yavaş ama emin adımlarla sasando çok sayıda insan tarafından tanınmaya başlandı. Jeremias Güneydoğu Nusa fnın temsilcisi olarak çeşitli bölgelerdeki geleneksel müzik fuarlarına sık sık katılıyor.

Hatta 2006 yılında Japonya Yokohama fda sasando gösterisi yaptı.

Üç eşinden –birinci ve ikincisi vefat etmiş- olan on çocuğundan beşi sasando çalabiliyor. Jeagril Pah, Jitron Pah, Bertolens Pah, Inan Pah, ve John Pah sasandonun geliştirilmesi ve korunmasında Jeremias fın halefidirler. Zakarias Ndaong, Leuwi Pingga, ve elbetteki Jack Bullan da var. Kısaca Güneydoğu Nusa fdaki sasando çalgıcıları Pah soyadlı bir aileden.

Jeremias Pah fın çocuğu 23 yaşındaki Bertolens Pah nasibini değiştirmek için beş seneden beri başkente yerleşmiş. O köyünü terketmeyi seçmiş. Şu an o rüyalarını gerçekleştirmek için Bogor fda ikamet ediyor. Daha iyi bir hayat seviyesine ulaşmak için diyor.

Sasando müzik aletini çalabilen ve çalmayı seven pek fazla genç yok. Fazla şaşırmayın! Kupang fda sadece bir tane Orta Kupang fda Timur Caddesi fnde babasının sahip olduğu sasando merkezi var.

Bir sasando sanatçısı olarak Kupang fdaki hayat monoton. Doğrusu onun evine her gün sasando fnun sesiyle eğlenen turistler geliyor. Hatta Berto fnun babası Jeremias Pah evinde bütün imkanlara sahip. Bunlar atölye sergi sasando eşliğinde dans gösterisi, hediyelik eşya ve hammaddeden sasandonun yapılışıyla çalınmasına kadar. E fSasando hakkında çok şeylerin öğrenebilineceği bir yer f f. Gelen turistler bir veya iki otobüs. Bir grup bir saatlik gösteri için 700 binden 900 bine kadar ödeme yapıyor. Turistleri devamlı getiren bir rehber var. Hayatını devam ettirmede köyden uzakta olan Berto köye dönüşün olmayacağını ve oraya yerleşmeyeceklerini söyledi.

Karanlık gece yarısına yaklaştı. Bou Lele Bou Şiiri fnin sözleri Berto tarafından çalınan sasandodan tatlı tatlı dinleniyordu. hBou...lele bou/Nusan lele bou.... /Ma lole tak malole/Ita nu san nde malole.../Bau lele bou.... /Tanah Timor lele bou....(not buraya kadar nusa yerel dili olmalı Endonezya Dili değil)/ Baik tidak baik/Tanah Timor lebih baik... ( iyi olsa kötü olsada Timor Vatanı daha iyi).
BU HABERİ DAHA OKUYUN BU TIKLAYINIZ

Endonezya’dan Dünya Mirasi

Unesco, batiki Endonezya Kültürel mirasi olarak belirledikten sonra Cumhurbaskani Susilo Bambang Yudhoyono (SBY) 2 Ekim tarihini ulusal batik günü olarak ilan etti. Geçen Ekim ayi basinda Puri Cikeas Indah’daki kendi evinde batik imalatçilarini kabul ettiginde Cumhurbaskani ‘’Cumhurbaskani Kararnamesi daha sonra çikacak. Unesco resmi olarak sertifika verdikten sonra biz daha iyi bir sekilde hazirlayacagiz’’ dedi.

Unesco’nun o kararinin karsiligi olarak Cumhurbaskani SBY Endonezya Milletini sükretmeye davet etti. SBY ‘’devlet ve hükümet baskani ve bir batik seveni olarak son bes senedir sik sik çesitli batiklerin kullanicisi oldum. Batik Vakfi’na bir katkim olarak devamli olarak halka batik giymelerini tavsiye ettim. Basarili olan bütün batik kahramanlarina tesekkür ediyorum. Miras olarak kabul ediyorsak mutlaka korumaliyiz’’ diye seslendi.

SBY ‘’Ben bir yenilenme oldugundan emin olmak için sik sik batik fuarlarini ziyaret ederim. Haydi koruyalim. Bütün batik sanatçi ve oranizasyonlarini ilerlemeye ve yapiciliklarini gelistirmeye davet ediyorum. Sik sik batik giydigimizde bir sükür ifadesi olmasi yaninda ekonomimizi gelistirmis oluruz. Böylece is gücümüzü artirmis ve yerel ekonomiyi canlandirmis oluruz. Sakin ha bizim batikimiz 15 yil sonra belirli bir ülkede gelissin, sonrada biz kizalim’’ diye vurguladi.

‘’Bize bu Allah’in bir lütfu. Her kesimin mücadelesini verdigi sey gerçek oldu ve Unesco 2 Ekim’den baslayarak batiki dünya kültürel mirasi olarak belirledi. Takip ettigim kadariyla su anda 76 adet somut olmayan dünya kültürel mirasi var. 76’nin üçü bizde. Bu konuda Çin ve Japonya hakim. Onlar daha çok dünya kültürel mirasina sahipler, çünkü gerçekten bu konuda zenginler ve belki de onlar daha önce kayit ettirmislerdir” diye SBY açikladi.

Cumhurbaskani emin ki aslinda Endonezya çok kültürel zenginliklere sahip ve eger kaydettirilirse dünya kültürel mirasi olacak. “eger bir millet ne kadar farkli ulus etnik, din, kabile, dil ve bölge açisindan zengin olursa, daha fazla somut ve somut olmayan kültürel mirasa sahip olacaktir. Ayrica, bizim bir medeniyetten baska bir medeniyet yolculugumuzu anlarsak, “ diye SBY anlatti.

‘’Tarihin izlerinden inaniyoruz ki çok fazla somut ve somut olmayan kültürel mirasimiz var. Bu yüzden özenle bunlari kaydettirelim. Keris, wayang ve batikten sonra angklung süreç içerisinde, daha sonrasinda yapabilecegimiz daha çok sey var. Etnik, dil, din çoklugu açisindan, eminim ki daha fazla olabilir. Bu kurumayacak bir kaynak. Ben tarih açisindan bizim zenginligimizi böyle yorumluyorum” diye SBY açikladi.

Cumhurbaskani SBY’nin ayrica bir sürprizi de vardi. çünkü mirasimiz olan üç kültürel sanatimizi yansitan batik tasarimi için batik sanatkarlari ile isbirligi içinde. SBY oyun tarihini bekleyin dedi. (Kaynak: OSA, presidensbyinfo.com)
BU HABERİ DAHA OKUYUN BU TIKLAYINIZ

Endonezya Kultur Sanatini Yasatmak

Garanti ediyorum,Endonezya kultur ve sanati ebedilesecek.Bunun ilk sebebi Endonezya’nin her yerinde,cocuklar boyamaya,dans etmeye veya Endonezya’nın Bali ve Cava adalarına özgü olan vurmalı çalgılardan oluşan orkestrayi ,buyukdedeleri gibi calmaya kabiliyetli olmalaridir ve hatta bazilari onlardan daha iyidir.Bu su anlama geliyor, yeniden olusan Endonezya kultur sanat severlerin ve artistlerinin devam edecegidir ve bu milli egitim mufredati tarafindan kesinlik kazanmistir.

Ikinci sebeb olarak,Endonezya kultur sanat calismalarinin cogunlugu din ve toplum ahlakindan yonlendirilir ve yaklastirlir.Lirikler Aceh’in Saman dansi esligindedir, ornek olarak,Kurani Kerim’nden alinan ayetlerdir.Ve sonra,Endonezya’nın Cava Adası’na özgü bir gölge oyunu olan wayangda,hikayenin ozu,kutsal kitaplardan ve toplum ahlakindan alinir.Hatta ,bati Java’da wayang gulek Wali Songo tarafinda islamlastirildi.

Bali’de sanat danslarinin cogu tapinaklarda sergilendi(hindu dini uygulama sitesi).Bali’de bazi din kutlamalari var, bunlar dans ile takip edilmedigi zaman eksiktir.Kulturel sanat calismalari din yitirildigi zaman birlestirildi,dinde yavas yavas gozden koybolabilir.Bu kulturel sanat calismalarinin yasayacaginin bir garantisi olmustur.

Ucuncu sebeb olarak ve ustunde en cok durdugum, dini uygun bulan ve surdurenlerin cogu yetmis ve seksen yas ustu yaslardadir, buda onlari yururken guc bela ayaga kaldirir , ama böyle dans gibi sanatsal eylemler yapmak istendiğinde gencler bir kez daha ortaya cikacaklardir.Bunlar keris ve wayang hakkinda konusmaya heveslilerdir. Buda bizim topragimizda,dinsel programlari ugyun bulanlarin coklugunu gosteriyor.Ayrica ustalar ve artistler tarafinda yapilan elsanatlarinin ve sanatsal parcalarin koleksiyonculugu yapan cok zengin insan vardir veya sahibi olan ve bununla birlikte kultur sanat saheserleri insanlardan tesekkurler alirlar.

(Bu beyanname kultur ve turizm bakanligi tarafindan verilmistir, Ir. Jero Wacik,küresel Bakanlar Kültür kabinesinin önünde ,UNESCO’nun ofisinde devam etti,Fransa,2005’in sonlarinda.Bu ayni beyanname Arti Magazin’inde Doddi ahmad Fauji’ye carsamba gunu ozel bir roportaj sirasinda yeniden dogrulandi,8 Haziran 2010).
BU HABERİ DAHA OKUYUN BU TIKLAYINIZ